Dünya Hayvanları Koruma Günü Herkes İçindir

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi tarafından Dünya Hayvanları Koruma Günü ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı.

TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu tarafından yapılan açıklamada;

”Hayvanları Korumak; İnsanların hayvanlara iyi davranmalarını ve onların daha iyi koşullarda
beslenmelerini ve barınmalarını sağlamaktır.

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü, hayvanlara karşı yapılan haksızlıklara dikkat çekmek ve bu
sorunları engellemek için hayvan hakları konusunda farkındalık oluşturulması amacıyla
kutlanmaktadır.

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü, sadece gözümüzün gördüğü hayvanların değil, yeryüzünde
var olan tüm hayvanların da yaşam hakkına sahip olduklarının hatırlanması açısından çok önemlidir.
Bu yıl 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nün teması; “Dünya Hayvanları Koruma Günü Herkes
içindir.”

UNESCO Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 5.1: “Bir insanın desteğine ihtiyaç duyan her
hayvan uygun beslenme ve bakımı görme hakkına sahiptir,
Bir taraftan Dünya genelinde hızla artan nüfus, çarpık yapılaşma, doğal alanların tahribatı, yasa dışı
avcılık ve ticaret, yaban hayatının dengesini bozarak, diğer canlıları bir yok oluşa doğru sürüklemekte,
diğer taraftan maddi kazanç ve eğlence amacıyla hayvanlar, işkence, eziyet ve kötü muameleye
maruz kalmaktadır. Son derece üzücü bu tablo 21. Yüz yıl insanına hiç yakışmamaktadır. Sahipsizlik,
sokak hayatı, yeterli gıdaya ulaşamama, açlık ve sağlıksız yaşam diğer ciddi bir sorun olarak devam
etmektedir.

Türkiye’de son yıllarda giderek artan hayvana şiddet olaylarına karşı çıkarılan 5199 sayılı Hayvan
Hakları Yasası’na göre hayvanlar mal olarak değil can olarak değerlendirilmekte ve buna paralel
olarak cezaların bir bölümünün idari cezalar kapsamından çıkarılıp suç olarak değerlendirilerek
arttırılması oldukça önemli bir gelişmedir.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak aşağıda yer alan hususları bir kez daha kamuoyu ile
paylaşmak istiyoruz.

Biz insanlar olarak, kendi geleceğimiz açısından da, hayvanları korumak ve onları yaşatmak
zorundayız. Hayvanlar da yaşamımızın bir parçası ve insanların can dostlarıdır.
Hayvanları koruma konularında toplumda farkındalık ve bilinç oluşturulmalıdır.
Hayvanlar potansiyel tehlike değil, onlar eko-sistemin koruyucularıdır.
Yaşam alanlarının, ormanların tahrip edilmesi ile yaban hayatının yok oluşa sürüklenmesi
engellenmelidir. Kürkü ve postu için yapılan hayvan cinayetlerine engel olunmalıdır.
Yeterli bir bütçe kaynağı için Hayvan Refahı Fonu oluşturulmalıdır.
Yetkili tek merkezden daha istikrarlı bir uygulama için Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde
Veteriner işleri Genel Müdürlüğü Kurulmalı ve bunun bünyesinde Hayvan Hakları ve Hayvan Refahı
Daire Başkanlığı oluşturulmalıdır.
Büyükşehir statüsündeki illerdeki Belediyelerde Veteriner İşleri Daire Başkanlığı diğer il ve ilçelerde
ise Veteriner İşleri Müdürlükleri oluşturularak buralarda yeterli Veteriner Hekim ve yardımcı personel
istihdamı sağlanmalıdır.
Hayvan Hakları Müfettişliği ile Hayvan Refahı Polisi kadroları oluşturulmalıdır.
İlköğretim öğrencilerine yönelik olarak hayvan sevgisini aşılayan dersler konulmalıdır.

Vatandaşlarımız ücretsiz olan barınaklardaki kedi-köpekleri sahiplenmelidirler.
Hayvan sahiplenecek kişilere hayvan sağlığı, çevre sağlığı ve mevzuat hakkında eğitim verilmeli ve
hayvan sahiplenme ehliyeti olmayan insanların hayvan sahiplenmesi engellenmelidir.
Kısırlaştırma ve aşılamalar devam ettirilmeli, kedi ve köpekler mikroçip uygulaması ile kimliklendirilip,
kayıt altına alınmalıdır.
Sahipsiz hayvan rehabilitasyonu yapan merkezler günün şartlarına ve ihtiyaca uygun donanım,
personel ve fiziki şartlara kavuşturulmalıdır.
Hayvan mağduriyetlerinin başında sokağa terk etmeler gelmektedir. Bunun hem vicdani açıdan, hem
de havyan sevgisi açısından sorumluluğu büyüktür. İnsanlar terk etmek için evlerine süs eşyası gibi
hayvan almamalıdır. Bunun yasal bir müeyyidesinin olması gerekiyor. Geçen yıl çıkan 5199 sayılı
hayvan hakları kanununda bunlara yer verildi ama daha caydırıcı olması gerekiyor. Ayrıca 5199 sayılı
kanun çeşitli yönlerden tekrar değerlendirilmelidir.
Sokakta yaralı bulunan sahipsiz hayvanların bakım ve tedavisi için yine Türk Veteriner Hekimler Birliği
ile yapılacak bir işbirliği içerisinde üyeleri olan serbest veteriner hekim kliniklerinden tedavi hizmeti
satın alınarak can dostlarımızın tedavi hakkı kesintisiz sağlanmalıdır.
Türkiye 1984 yılında tarafı olduğu Bern Sözleşmesi’nin yükümlülükleri gereği, nesli tükenmekte olan
canlılarını koruma altına almalı ve avlanılmasına izin vermemelidir.

Sadece sevgi; Sev, Koru

Sevgi insanlığın gereğidir. Hayvanlara eziyet ve işkence yapmak bir insanlık suçudur.

Dünya Hayvanları Koruma Günü kutlu olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir