Eskişehir Tarım Platformu:”Küçükbaş Üreticilerinin Sesini Duyun!”

Eskişehir Tarım Platformu tarafından küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde yaşanan sorunlar ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı.

Tarım Platformu adına Eskişehir-Bilecik Veteriner Hekimleri Odası’nda Başkan Mehmet Kızılinler tarafından yapılan açıklamada yaşanan sıkıntılar madde madde dile getirildi. Açıklamada;

YEM MALİYETLERİ,

Yem alamıyoruz. Her geçen gün değişken döviz kuru nedeniyle yem fiyatlarındaki artış, akaryakıt fiyatlarının devamlı yükselmesiyle artan nakliye ücretleri ve saman yonca fiyatlarının aşırı olması bizi zor durumda bırakıyor. Üreticiler olarak besleme maliyetlerini düşürebilmek için, alternatif besleme yöntemleri bulmaya çalışıyoruz. Yine de istenilen besi performansını sağlayamıyoruz. Çareyi damızlık hayvan sayımızı azaltarak maliyetleri karşılamakta buluyoruz. Ülkemizde 2021 yılında; 45 milyon koyun, 12 milyon keçi olmak üzere toplam 58 milyon küçükbaş hayvan varlığına sahiptik. Bu sayı giderek azalmaktadır. Bu da 85 milyon vatandaşa düşen hayvan miktarının yok olması demek. Bu Türk halkının sağlıklı et ve süte eldeki parasıyla ulaşamaması anlamına gelecek. Yem maliyetlerini azaltacak önlemler bir an önce alınmalıdır. Birçok küçükbaş üreticisi damızlık hayvanını beslemeyeceğini düşündüğünden sürülerine koç salmadı. Çünkü doğacak kuzularını nasıl besleyeceğini bilemiyor. Kuzu büyütme yeminin çuvalı 400 lira olmuş. Tıpkı evine ekmek götüremeyen anne baba gibiyiz. Tek çare anaç hayvanlarını kesime gönderip ayakta kalmaya çalışmak ya da sektörden ayrılmak. Tek geçim kaynağımızdan vazgeçersek ne yapacağız. Hayatı koyun keçiyle geçirmiş olan insanlar, aileler derin ve büyük bir boşluğa düşecek. Bu büyük bir sosyo-ekonomik soruna yol açacak.

ÇOBAN

Çoban bulamıyoruz mültecilerle (Afgan, Türkmen gibi) uzun yıllardır hayvan bakıcısı ihtiyacımızı karşılıyorduk. Artık onların da gözü açıldı. Başka sektörlere kayıyor. Ülkemizde yetişmiş eğitimli çobanlar istihdam edilmelidir. Çobanlık mesleğinin teknik tanımı var. Fakat ara eleman çözümü sağlayacak eğitim ve öğretim sistemi mevcut değil. Rasyonel çözümler üretilemiyor. Çobanlık mesleği gençlere sevdirilmeli ve bu işten para kazanıldığı gösterilmeli.

BESLEME ve MERA

Yem fiyatlarının yüksekliği üretim maliyetlerinin arttırıyor. Üretici yem almak yerine ıslah edilmemiş ve besleme kapasitesi düşük olan meralardan hayvanlarını doyurmaya çalışmaktadır. Bu dengeli beslenmeyen etlik hayvanların karkasının kalitesinin ve randımanının düşüşü demektir. Islah edilmiş ve besleme kapasitesi yüksek mera varlığımız fazla olsa bu durumdan rahatsızlık duymazdık. Ülkemiz içinde gurur kaynağı olurdu.

KESİM FİYATLARI

2021 yılında kesilen 5 milyon büyükbaştan 1.460 bin ton et, 18 milyon koyundan 315 bin ton ve 5 milyon keçiden 95 bin ton elde edilmiştir. Kesim fiyatları serbest piyasa ve Et ve Süt Kurumu aracılığıyla belirlendiğinden, üreticinin gerçek maliyetleri karşılanmamaktadır. Bugün Tarım Bakanlığı’nın Et ve Süt Kurumu aracığıyla açıkladığı küçükbaş kesim fiyatlarının yükünü üreticinin sırtına yüklemektedir. Bu durum tüketiciyi rahatlatırken üreticinin yükünü arttırmaktadır. Bu da üreticinin işin içinden çıkmak için damızlık materyalini kesime sevk etmesine neden olacaktır. Küçükbaş kesim fiyatı 88-90 lira arasında değişiyor. Olması gereken kesim fiyatları 120 liradır. Sonuç olarak; Ülkemizin küçükbaş hayvan varlığı hızla azalacaktır. Bu da tüketici kırmızı ete ulaşamaması ve nasıl beslenmediğini bilmediği ithal et yemesi anlamını gelecektir. Burada STK’ların (Damızlık Birlikleri, Veteriner Hekimler Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Ziraat Odaları) söz hakkı olmalıdır. Üretim maliyetleri ve kesim ücretleri buna göre belirlenmelidir. Sektörün birçok paydaşı varsa; tüm paydaşların söz hakkı olmalıdır. Hatta tüketicilere de kulak vermeliyiz. Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliklerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Üreticinin sesi olmalıdır.

AİLE İŞLETMELERİ

Küçükbaş üretimi aile tipi işletmeciliğiyle sürdürülmektedir. Üretici umudunu kesti. Küçükbaş sektörüne yeni girenler çoktan bıraktı. Aileden koyunculuk yapanlar bir daha geri dönmemek üzere işi bırakıyorlar. Üretici bin bir emekle yetiştirdiği ailenin gururu ve ülkenin genetik mirası olan damızlık anaç hayvanlarını kasaplık olarak satmaktadır. Böylelikle zararın neresinden dönersek kardır diyorlar. Yem maliyetleri ve çoban sıkıntısı bunun en büyük sebebidir. Yaklaşık 280 bin küçükbaş üreticimiz var. Aileleriyle birlikte bu sayı 1 milyon 200 bin kişi demek. Bunun yanında Veteriner Hekim, kasap, celep, yemci, nakliyeci, hayvancılık ekipmanı üreten ve pazarlayan firmaları da sayarsak 4-5 milyon insanın etkilenmesi demek. 85 milyon vatandaşı bu sayıdan ayrı tutmamız mümkün değildir. Üretici önce zarar ettirilmemelidir. Sonra para kazandırılmalıdır. Üretici eğitilerek ve yapılacak yasal düzenlemelerle daha büyük bir sıkıntıyla karşılaştığında tecrübesi, bilgisi ve donanımıyla ayakta kalacak güce kavuşturulmalıdır. Alınacak önlemler kalıcı olmalıdır.

VETERİNERLİK HİZMETLERİ HASTALIKLAR VE SALGIN

Keçi ve çobanlar ormanların bekçileridir. Ormanlar keçi yetiştiricilerine açılmalıdır. Bu Hem orman varlığını artırır hem de orman yangınlarını önler. Ormanları açın orman yangınları önlensin. Yörük kültürü yok olmakla karşı karşıyadır.

Çobanlık kadim ve mukaddes bir meslektir. Kültürel bir mirastır. Hatta Cumhurbaşkanı çıkarmış bir meslektir. Ülkemiz hayvancılık olarak küçükbaş yetiştiriciliğine uygundur. Küçükbaş yetiştiriciliği hayvancılığın sigortasıdır. Günümüzde ana sorunumuz bakım ve beslemedir. Çoban bulamıyoruz ve hayvanımızı besleyecek meramız yok denecek kadar az. Sosyal statümüzü hesaba bile katmıyoruz. Birileri eti tuzlama şekliyle tüm dünyada alkışlanırken ve bundan dolayı bir sürü kazanç elde ederken, o eti bin bir zahmetle ve güçlükle yetiştirenler o itibarın binde birini bile göremediği gibi; emeğini kazanca dönüştürememektedir.

Bizler Tarım Platformu üyeleri; üreticinin durumu böyleyken, üretici maliyetlerin altından kalkamıyorken, üretici damızlık hayvanını keser hale gelmişken, üretici kuzusunu kestirecek yer bulamıyorken, tüketiciye ucuz et yedirmek için tüm faturanın üreticiye yıkılmak istenmesine şiddetle karşı çıkıyoruz.

Ülkemizin meraları küçükbaş yetiştiriciliği için bu kadar uygunken bir an önce küçükbaş hayvancılık merkezli bir hayvancılık sistemine ve küçükbaş etinin sevdirilmesine dair sosyal politikalar üretilmesinin gerektiğine inanıyoruz. Yine üreticinin durumu böyleyken ülkede et üretiminin ithalat üzerinden yapılmak istenmesinin çok manidar olduğunu düşünüyoruz.

Sonuncusu ve Eskişehir için en önemlisi olarak da 2014 yılında belediyelere ait mezbahaların kapatılmasından beridir üreticinin en önemli problemi olan mezbaha kurulması konusunda başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere sorumlu tüm kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.