Süt İneklerinin Kesime Gönderilmesini Engelleyecek Tedbirler Alınmalıdır.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ süt referans fiyatı ile ilgili olarak bir açıklama yaptı.

TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu yaptığı açıklamada sütte yağ ve protein oranına bakılmaksızın 20 Kuruş/Litre prim desteğinin 1 TL/Litre olması gerektiği söyledi. Başkan Eroğlu yaptığı açıklamada;

“Ulusal Süt Konseyi 1 Ekim 2022 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde; %3,6 yağ ve %3,2 protein içeriğine sahip çiğ inek sütünün tavsiye fiyatını üreticinin eline net 7,50 TL geçecek şekilde belirledi. Soğutma, nakliye ve diğer cari giderler üretici tarafından karşılandığı takdirde bu giderlerin üreticiye ayrıca ödenmesine de karar verdi.

Ulusal Süt Konseyi tarafından ilan edilen fiyat kendi basın açıklamalarında da belirtildiği üzere, belirli kalite kriterlerindeki çiğ sütün piyasa fiyatı değil, tavsiye edilen satış fiyatıdır. Sütteki yağ ve protein oranına göre verilen tavsiye fiyatıdır.

Ayrıca; soğutma, nakliye ve diğer cari giderlerin sanayici tarafından karşılanmasına da karar verildi. Yani çiğ süt fiyatı sabit kaldı.

Şimdi 20 Kuruş/Litre olan prim desteğinin artırılması ve bunun Sayın Tarım ve Orman Bakanı tarafından açıklanması bekleniyor.

Her an sahada, üreticinin yanında, onlarla birlikte çalışan Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak talebimiz yağ ve protein oranına bakılmaksızın prim desteğinin 1 TL/Litre olmasıdır.

Kamuoyunun yakından bildiği gibi, süt inekleri süt üreticisinin zarar etmesinden dolayı kesime gönderilmekte, bu da hayvancılığımızı yıllarca olumsuz etkileyecek bir sona sebep olacaktır.

Acilen hayvan varlığımızı özellikle damızlık değeri olan süt ineklerinin kesime gönderilmesini engelleyecek tedbirler alınmalıdır.

Bu tedbirlerin en başta geleni üreticinin eline geçen fiyatların yükseltilmesi amacıyla süt prim desteğinin 1 TL/Litre ’ye çıkarılmasıdır. Aksi takdirde düşmekte olan inek sütü üretimi hızla düşmeye devam edecektir.

Üreticinin eline geçen fiyat arttıkça, market fiyatları da artacak, özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin süt ve süt ürünlerine erişimi zorlaşacak, hatta imkânsız hale gelecektir. Bu nedenle devlet süt piyasasına müdahale etmeli, piyasada fiyatları dengeleyici daha doğrusu düşürücü tedbirleri almalıdır.

Diğer taraftan sütün kooperatifler, üretici birlikleri aracılığı ile devlet tarafından satın alınarak, okul sütü programları ile okullarda çocuklarımız ve gençlerimize dağıtılması, okul kantinlerinde çocuklarımıza ve gençlerimize birer öğünlük, peynir, tereyağı verilmesi, hem gençlerimizin hayvansal protein tüketmesini sağlayarak, sağlıklı nesiller ile geleceğimiz garanti altına alınacak ve hem de üreticinin sütünün gerçekçi fiyattan değerlendirilmesine neden olacaktır.

Ancak uzun vadeli hayvancılık politikaları hazırlanırken, her zaman ifade ettiğimiz gibi, hayvancılıkta özellikle süt ve et üretiminde destekleme sistemi değiştirilmeli, elektrik, yem vs gibi girdi fiyatları gerçekçi olarak değerlendirilerek, süt üretim maliyetini düşürecek desteklemeler girdiler üzerinden yapılmalıdır.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.