Gemiciklere Verilen Fiyata Çiftçimize Mazot Desteği Verilmeli!

Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı bu sene üçüncü kez düzenleniyor. Tarımı, Eskişehir Tarım Fuarını ve Ziraat Mühendisleri Odası olarak yaptıkları çalışmaları TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Levent Özbunar ile konuştuk.

Tolga Savaş: Başkanım 3. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarındayız. Sizde fuarın ilk gününden bu yana Ziraat Mühendisleri Odası Yönetimi olarak buradasınız. Bu sene üçüncüsü düzenlenen tarım fuarı hakkında neler düşünüyorsunuz? 

Levent Özbunar: Tarım fuarı olması tabi ki güzel bir şey ama Eskişehir için şahsen çok zayıf bir tarım fuarı olarak görüyorum. Daha çok makine, ekipman, ağırlıklı bir fuar geçiriyoruz. Ama tarım denildiği zaman özellikle Ziraat Mühendisliği mesleği açısından biraz daha yeni teknolojilerin olduğu dronelar, yeni gübreler, yeni ürünler, yeni yazılımların olabileceği fuarlar görmek istiyoruz. Yani fuarlarda teknik açıdan kendimizi geliştirmemiz lazım. Ama şu anda görüldüğü kadarıyla daha çok mekanizasyon ağırlıklı bir tarım fuarı yaşıyoruz. Bunda tabi ki sadece fuar yetkililerini değil, bu tarım sektörüne yön veren büyük firmaları da sorgulamak lazım. Onların da Eskişehir’e niye değer vermediklerini, niye bu fuarlarda yer almadıklarını bir sorgulamak gerekiyor.
Tolga Savaş: Önceki dönemlere bakınca daha kalabalık, daha yoğun bir katılım vardı. Fuarı gezdik sanki biraz katılım az ve fuar sıkışık bir durumda. Ağırlıklı olarak tarım makinaları ve tarım aletleri yer alıyor. Eskişehir aslında konumu ve topraklarıyla tarımda bir merkez olabilecek kapasitede, Yerel Yönetimlerin, Tarım Bakanlığının, İl Müdürlüğünün destekleri var ama neden Eskişehir tarımda kendini aşamıyor?
Levent Özbunar: Aşabilir, bizim önce kendimizi sorgulamamız lazım. Şimdi biraz önce bahsettiğim gibi ne kadar yeni teknoloji veya ne kadar yenilik fuarın içerisinde yer alırsa o kadar meraklısı gelip görmek ister. Ama mevcut durumda tarım makinelerini ve bu mekanizasyonu yine aynı firmalara giderek insanlar rahatlıkla görebiliyor. İlla ki buraya gelmeleri gerekli değil. Şu anda gözlemlediğimiz kadarıyla ağırlık olarak Eskişehir firmaları var. Herkes bu firmalara zaten şehirde kolayca ulaşabiliyor. Ama ulusal bazda veya uluslararası bazda firmalar buralarda yer alırlarsa en azından röportajın başında da dile getirdiğim gibi herkes onları görmek, yenilikleri tanımak, incelemek için muhakkak buralara gelirler yer alırlar diye düşünüyorum. Meslek odası bazında da sadece Ziraat Mühendisleri Odası olarak biz varız. Biz bir şey satmıyoruz ama Ziraat Mühendislerinin en azından burada da bulunduğunu tarımın içinde de yer aldığını göstermek amacıyla bir stant açtık. Biz de burada yer alıyoruz.
Tolga Savaş: Ziraat Mühendisleri Odasında göreve geldikten sonra yeni bir dönem başlattınız. Yönetiminiz ağırlıklı gençlerden oluşuyor. Bize biraz odanın faaliyetlerinden bahsedermisiniz?
Levent Özbunar: Bizim mesleğimizin, öncelikle kendi meslektaşlarımızın sorunlarını gerekli kurumlar bazında dile getirmek ve meslektaşlarımıza mesleki hayatlarında yön verebilmek hedefli olduğunu düşünüyoruz. Sorun dediğimiz zaman tabi ki mesleğimizin çok büyük sorunları var ama en büyük sorunlarla şu anda karşı karşıya gelen grup bizim genç ve yeni mezun meslektaşlarımız. İşsizlik var en başta problem, okurken aldıkları eğitimde sıkıntılar var. Bu konuda biz hem meslektaşlarımızı bilgi bakımından üniversiteden mezun olduktan sonra yetiştirmeye çalışıyoruz, hem de gerekli iş başvurularında veya çalıştığı yerlerdeki iş durumlarında hangi sorunlarla karşılaşırlarsa onların yanında yer almaya çalışıyoruz. O yüzden geçtiğimiz dönemki seçimlerde bizim grubumuza çok yoğun bir destek oldu. Şu anda Türkiye’de de önder bir şube olarak görünüyoruz. Hem çok genç bir yönetime sahibiz hem de yaptıklarımız gerçekten meslektaşlarımıza dokunan ve güncel teknolojiyi meslektaşlarımızla buluşturmaya çalışan bir meslek odası görüntüsündeyiz. O parti bu parti hiç önemli değil biz zaten partiler üstü davranıyoruz. Gerek belediyeler olsun, kurumlar, stk’lar olsun gerek meslektaşlarımız olsun her konuda bizimle çalışmaya çalışıyor, çalışmak istiyor. Biz de mümkün olduğunca onların yanında yer almaya çalışıyoruz. Mesleki bilgilerimizi, tecrübelerimizi onlarla paylaşmaya çalışıyoruz.
Tolga Savaş: Teknoloji tarımda da yeni bir dönemi başlattı. Tarım 4.0 hatta şuan Tarım 5.0 konuşuluyor. Yeni teknolojiler konuşuluyor, drone ile ilaçlama, gübreleme gibi işlemler uygulanmaya başlandı. İlerleyen süreçte teknolojinin tarıma daha fazla entegre olması kaçınılmaz. Bununla ilgili de Ziraat Mühendisleri odası olarak sizinde çalışmalarınız var. Hatta geçen hafta bir drone eğitimi de düzenlediniz. Tarımda teknolojide neler bekleniyor?
Levent Özbunar: Her gün yeni gelişmeler oluyor biraz önce de bahsettiğimiz gibi. Artık mekanizasyonda biraz daha iş gücünü minimalize eden teknolojiyi kullanan sistemler ortaya çıkmaya başladı. Drone sistemiyle hem gübrelemeyi rahatça yapabiliyorsunuz, hem de tohumu ektikten sonra ilaçlama yapabiliyorsunuz. Bunu rutin hale getirirseniz üretimi yapan kişinin de çok yorulmayacağı bir üretim sistemine modeline geçmiş oluyoruz. Aynı zamanda mazot fiyatlarının bu kadar artmış olması da bizleri bu drone sistemine itmeye başladı. Geçtiğimiz yıl ekim yaparken üreticiler altı lira mazotla üretim yaptılar, bu yıl üretime şu anki güncel fiyatlarla yirmi altı lirayla girecekler. Belki bu fiyat biraz daha artacak. Dört beş kat üretim maliyeti arttığında yeni bir teknolojinin kullanılması çiftçi ve üretici için maliyet açısından daha hesaplı konuma geliyor. Ve kullanımı kolay. Ama biraz eski ataerkil tarzda üretimi geri plana atıp üreticilerin de artık ziraat mühendislerinden doğru ve yeni bilgileri öğrenmesi ve bir şekilde danışmanlık sistemiyle bu üretimi yaygınlaştırması gerekiyor.
Tolga Savaş: Tarım ve üretimde en büyük sorun köyden kente göç. Tersine göçü nasıl canlandırmak lazım. İlçelerimizde, kırsalımızda köylerimiz boşalıyor. Gençlerimizi tarıma özendirmek ve geri döndürmek için neler yapmak lazım? 
Levent Özbunar: Aslında şu bir gerçek buraya köylerden veya kırsaldan göç eden insanlar daha rahat yaşamıyor. Maddi açıdan kazançlarını kesinlikle kırsaldan daha fazla elde edebilecekleri bir dönemdeyiz. Özellikle sosyal olanaklar doğrultusunda ve eğitim doğrultusunda köylerde doğru dürüst eğitimin kalmaması, insanların sosyal olarak oralarda rahat yaşayamayacağı algısının oluşmasından kaynaklı olarak özellikle gençlerin şehre veya en kötü ihtimalle ilçe merkezlerine kayma olasılıkları arttı. Ama gelecek tarımda bu insanlar gerçekten bulundukları yerlerden ayrılmasa buralardan elde edecekleri paralarla zaten şehrimize çok daha rahat yaşayabilirler. Tabiri caizse asgari ücretin en az üç dört katını kazanabilecekleri kırsaldan, ekim yaptıkları veya hayvancılık yaptıkları noktalardan burda asgari ücret veya daha altında çalışabilmek için geliyorlar. Oda zaman zaman insanları sıkıntıya sokuyor. Herşeyi kapatıp geldikten sonra geriye dönmek daha zor oluyor. İnanın ki o kişiler kırsalda kalırsa orada daha fazla mutlu olurlar. Ama bu bizim söylediğimiz gibi tamam mutlular gibi onları kenarda bırakarak değil, özellikle burada yeni büyükşehir yasası ile birlikte büyükşehir belediyelerimize de çok büyük görevler düşüyor. Kültürel ve sosyal faaliyetleri sadece şehir merkezlerinde değil kırsal alanlarda da sürdürmeleri gerekiyor. Şehir merkezinde ki eğitim kalitesini Milli Eğitim Bakanlığı açışından da yerele veya kırsala götürmemiz gerekiyor. Bir şekilde oraları canlandırmamız gerekiyor. Benim okuduğum dönemlerde kırsaldaki oran yüzde 60 larda iken şimdi bu oran yüzde 30 lara düştü, hatta bazılarının ikametgahları her ne kadar kırsalda da olsa büyük çoğunluğu şehir merkezlerinde yaşamaya başladı. Biz bir şekilde kırsala dönmek zorundayız, aile çiftçiliğini yaşatmak zorundayız, Türk tarımı için gençlerimizin geleceği için kırsal bizim için olmazsa olmazımız. Biz Ziraat Mühendisleri olarak her zaman çiftçimizin, üreticimizin ve kırsalımızın yanındayız. 
Tolga Savaş: Son olarak Tarım Bakanlığı destekleme ödemeleri ile ilgili açıklamalar yapıyor, her hafta desteklemeler açıklanıyor. Bu desteklemeler yeterlimi çiftçi ve üretici için?
Levent Özbunar: Bana kalsa ben destekleme verilmesi tarafında değilim. Çünkü destekleme şöyle veriliyor, sizin bir tarlanız var ve tarlanızı bana kiraya veriyorsunuz, tarlada kira sözleşmesi yapmadığınız için her ne kadar tarlayı toprağı ben eksem de desteği tarla sahibi olarak siz alıyorsunuz. Böyle bir model dünyanın hiçbir yerinde yok. Ben ekiyorsam o desteği de benim almam lazım. Bana göre o desteklemelerin hepsi ortadan kaldırılmalı ve her platformda dile getirdiğim gibi gemiciklere verilen fiyata çiftçimize mazot desteği verilmeli. Çiftçinin mazottan başka hiçbir desteğe ihtiyacı yok, taşıma suyla değirmen dönmez . Biz çiftçimize, üreticimize gerçekten ihtiyacı olan mazot desteğini verelim o insanlar kendi üretimini kendi yapabilsin. Tohumla, üretim sonrası -buğday arpa gibi- tüm ürünlere verilen ‘sen bunu ek ben sana bu parayı vereyim’ denilen desteklerle bu iş yürümez ve yürümüyor da. Tarım Bakanlığının verdiği desteklerin yüzde 25 i hatta biraz daha fazlası hiç o toprakları hiç ekmeyen kişilerin eline veriliyor. Buda hem milli ekonomiye zarar hem Türk tarımına verilmeyen bir paradır. Gelin bunu gerçekten çiftçilik yapan kişilere destek olarak verelim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.