Sarıbal:”Zeytin Üreticisi Hakkını İstiyor”

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, hasadı başlayan zeytin için çiftçinin zarar etmeyeceği bir fiyat belirlenmesi gerektiğini söyledi. Avrupa ülkelerinin zeytin üretimi için çiftçisine büyük destekler verdiğini kaydeden Sarıbal, “Avrupa ülkeleri zeytinyağının litresi için 1.80 Euro destek veriyor. 1.80 Euro demek, zeytinin litresine yaklaşık 32-33 lira destek demek. 5 kilo zeytinden 1 litre zeytinyağı çıkarıldığını düşünürsek 6 lira yağlık zeytine dane desteği var. Bizde ise 15 kuruş” dedi.

Sarıbal, Mecliste düzenlediği basın toplantısında zeytin üreticilerinin fiyat beklentilerini aktardı. Zeytinin ülke ekonomisi ve insanımızın sağlıklı beslenmesi için büyük önemi olduğunu ifade eden Sarıbal, zeytincilikle geçinemeyen üreticilerin tarlalarını satmak zorunda kalacağını kaydetti. Sarıbal, “Borç yükü altında elde ettikleri zeytin geliriyle, tarlalarına baktıklarında yani emlak değerine baktıklarında ne yazık ki çaresizlik içerisindeler. O zaman bir şey yapmak lazım. Zeytinciliği desteklemek lazım. Zeytine iyi fiyat vermek lazım” dedi. Çiftçilerin fiyat beklentilerini de aktaran Sarıbal, şunları söyledi:

Çiftçinin fiyat talebi

Zeytin barem olarak yani tane olarak kilo kilo sınıflandırılan bir ürün. 180-190 tane olan 1. Boy olarak adlandırılır. 190-200, 210-220, 230-240 diye 360’a kadar soframıza gelir. Yani bir kiloda 360 tane olan da soframıza gelir, bir kilogramda 180 adet dane olan da soframıza gelir. Biz bunlara dal, dane zeytini deriz. Bir de yağlığı vardır bunun. Yağlık da iki şekildedir; yetiştirme döneminde özellikle olgunlaşma aşamasında yere dökülenler, yağlık dip zeytini. İkincisi de toptan hasat sırasında daldan inen 360’ın üzerinde olanlar da yine yağlık zeytindir. Fiyatları böyle belirlemek gerekiyor.

O yüzden Gemlik, Mudanya bölgesinin ziraat odaları ve çiftçiler 180 danelik zeytin olan 1 kg zeytine 40 lira istiyorlar. Bu yıl en fazla olacak olan, 240-280 danelik zeytin fiyatının 30 lira olmasını, 300-320 dane olan zeytinin kilo fiyatının 27 liranın altında olmamasını, 360 dane olan zeytin için kilo başına fiyatın 25 liradan az olmamasını istiyorlar. Dip yağlık için en az 13-14 lira, daldan indirilen yağlık zeytin için de 18 lira gibi bir fiyat belirlenmesini istiyorlar.”

Avrupa destekliyor ya biz?

Avrupa Birliği ülkelerinin 1 litre zeytinyağına 1.80 Euro destek verdiğini belirten Sarıbal, “1.80 Euro demek, zeytinin litresine yaklaşık 32-33 lira destek demek. 5 kilo zeytinden 1 litre zeytinyağı çıkarıldığını düşünürsek 6 lira yağlık zeytine dane desteği var. Peki bizde durum ne? Bugün sabah açıklandı. Açıklanan zeytinin dane desteği 15 kuruş. Geçen yıl da 15 kuruştu bu yıl da 15 kuruş.

Bir tarafta 6 lira, bir tarafta 15 kuruş. Bizde zeytinyağına destek, birkaç yıldır aynı fiyat, 80 kuruş. Bir tarafta 80 kuruş bir tarafta 30 liranın üzerinde. Söyler misiniz; kim tarımdan yana? Kim gelişmiş? Söyler misiniz; sanayi, endüstri ve kalkınmanın tarım ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine bakıldığında, kim sahici? Kim doğruyu yapmaktadır? Kim tarımını korumaktadır? Kim insan öncelikli politika ortaya koymaktadır?” diye konuştu.

Prim destekleri yerinde sayıyor

Sarıbal, bugün (20 Ekim 2022) açıklanan tarım destekleri içinde tarımsal ürünlerine verilen primlerin iki yıldır aynı kaldığını söyledi. Sarıbal, “2021 arpa, buğday, tritikale, yulaf primi 10 kuruş. 2022’de 10 kuruş. Yine aynı şekilde aspir; 2021 yılında 55 kuruş, 2022’de 55 kuruş. Kütlü pamuk 2021’de 1 lira 10 kuruş, 2022’de 1 lira 10 kuruş. Yan başımızdaki Yunanistan kütlü pamuğa 10 liranın üzerinde destek vermektedir. Yağlık ayçiçeği 2021’de 50 kuruş, 2022’de 50 kuruş prim. Değişen hiçbir şey yok.  Yani iktidar bu ülkede hiçbir şey olmadığını düşünüyor. Enflasyonun, çiftçi girdilerinin maliyetlerin artmadığını düşünüyor. Avrupa ne yapıyor? Ne çiftçisini ne tüketicisini zorluyor. Çiftçisini üretim aşamasında ve hasat aşamasında destekleyerek ürünün piyasaya pahalı çıkmasını engelliyor. Halkın da gelir durumuna göre en sağlıklı olan zeytini, zeytinyağını kullanmasını sağlıyor. Kim devlet? Kim halkının yanında? Kim toplumunu düşünüyor?” dedi.

‘Para en yüce değer’ anlayışı

Sarıbal, Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeleri devam eden Endüstri Bölgelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifini de eleştirdi. Yasa ile 10 ildeki arazilerin sanayi bölgelerine yeni yerler tahsis edildiğini belirten Sarıbal, “Yeni dünya düzeninde egemenlik, enerji, su ve gıdaya hakimseniz dünyayı yönetirsiniz. Yeni dünya düzeninde temel savaş alanı artık enerji, su ve gıdadır. Covid-19 sürecini yaşadık. İnsanlar fabrikaların, makinaların önünde kuyruk olmadı. Ekmek, makarna, yağ için kuyruğa girdi.

Endüstri bölgelerini bilinçsiz, plansız bir şekilde sadece Türkiye’nin 10 iline yığarak, o illeri yaşanmaz hale getirip, atıklarını kontrol etmeyip, yarattıkları kirliliğin elde edilen gelirin çok daha üzerinde pahalılığa, soruna neden olacağını görmemek olsa olsa parayı en yüce değer görüp, onun dışında insanı, çevreyi, suyu önemsemeyen bir anlayışın sonucudur. Bu anlayışın adı da Saray İktidarı, Saray Rejimi, AKP ve ortaklarıdır” görüşünü dile getirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir